• Ana Sayfa
  • »
  • Ak Partili ‘Türkler’ Yaşıyorsanız Ortaya Çıkın!

Ak Partili ‘Türkler’ Yaşıyorsanız Ortaya Çıkın!

Ak Parti MYK Üyesi, düşünce kuruluşu SDE’nin Başkanı Prof.Dr. Yasin Aktay “Türk” kavramını yok sayıp “sentez” dedi. Hem de Bayburt’ta. Acaba Namık Kemal Zeybek, Agâh Oktay Güner ve “Türkiye Günlüğü” dergisini çıkaran Mustafa Çalık buna ne diyorlardır.

Ak Parti MYK Üyesi, düşünce kuruluşu SDE’nin Başkanı Prof.Dr. Yasin Aktay “Türk” kavramını yok sayıp “sentez” dedi. Hem de Bayburt’ta. Acaba Namık Kemal Zeybek, Agâh Oktay Güner ve “Türkiye Günlüğü” dergisini çıkaran Mustafa Çalık buna ne diyorlardır. Veya Başbakan Erdoğan’a laf kondurmayan ama Yeni Türkiye dergisini çıkartan, “Türklük” konusunda duyarlı Hasan Celal Güzel ne yapıyordur? Şimdi sınavdan geçme zamanları!

    Adında ve soyadında “Türk, Türkoğlu, Türkay, Türkata, Türkmen, Türkan, Türksoy, Türker, vb” geçen Ak Parti’liler, ya da AKP’ye oy verip de “Türklük”le sorun yaşamayanlar, bu “Türk düşmanı”na haddini bildirecek misiniz? Eğer “Türklüğünüzden” “Türkoğlu” olmanızdan kuşkunuz varsa, bu güzel kavramdan da sıyrılın da, artık milleti aldatmayın!

    “Türklük nedir?” biraz inceleyelim: Mart 2007’de Milliyet’in “Biz Kimiz!” başlıklı anketinde Türk “kökenli” çıkanların oranı %82.6’ydı. Bu sonuç, ABD’li Sosyal Bilimci Arend Lijphart’ın; “Nüfusun %80’ininden fazlası eğer aynı dili konuşuyor veya aynı dine mensupsa o ülke türdeş, yani homojen ülkedir!” tezine uygun düşmektedir. 

     Türklüğün kesinlikle coğrafyayla sınırlandırılamayacak bir kavram olduğunu, parçalandığı ve bir takım hukuki metinlerle tespit edilen ve korumak olduğu kültürel azınlıklar olduğunu ve “Türk” kimliğini kabul eden insanlar olduğunu söyleyen Tarihçi Prof.Dr. İlber Ortaylı, bu konuda “…Tarih ve coğrafya ve dil bilinciniz bunu tamamlar. Bu olmadığı takdirde zaten kimliği tarif etmemiz de güçleşir. Ve siz bir ara rahat otursanız bile günün birinde birtakım adamlar, onu yalan-yanlış kurcalamaya başlarlar!” demektedir.

     1965’te Hacettepe Üniversitesi’nden Aydın Toros’un araştırmasına göre, Türkçe’den başka tüm dilleri konuşanların oranı %9, Kürtçe konuşanların oranı %7, Kürtçe dışında konuşanlar %2 civarındaydı. Türkiye coğrafyası üzerinde yaşayan nüfusun %80’ininden fazlası, yani büyük bir çoğunluğu yaklaşık 1.000 yıldan beri Türkçe konuşanlar olup bunlar Türk kültürü ve değerler sistemini temsil eden, İslam dinini ortak bir paydada paylaşan ve nihayet, sosyal bir aktör olarak, devleti kuran hâkim grubu oluşturmaktadır.

    Batı sosyolojisi ve antropolojisine göre de, ulus-devlet veya millet-yapmada standart kültürü temsil eden ancak “Türklük”te birleşmekle mümkündür. Yerleşik alanın (coğrafya, yurt, vatan) adı da Türkiye’dir. Yani, coğrafyaya da Türk insanının yaşadığı coğrafyanın adı verilmiştir. Buradan hareketle, coğrafyayı, yani “Türkiye”yi kabul ederken, bu coğrafyaya adını veren “Türk” gerçeğini reddedip “Türkiyelilik” diyen Başbakan Erdoğan gibi, bu “sosyoloji” fukarası sözde Sosyolog profesörün aslında bilinçaltı etnisite kimliğini sürdürmek suretiyle, Türklerin “milletleşme” olgusunun önünü tıkamak istediği, Türklük karşılığı açıktır.

    “Türklük” olgusunu devreden çıkararak, sadece bir coğrafya parçasını belirleyen, buna karşılık kültür, norm ve değerler sistemini reddeden bir “Türkiyelik” sevdasına kapılan bu akım, Orhan Türkdoğan’a göre, tamamen bölücü nitelikte olup, ülkeyi federal bir yapıya sürüklemekte, temelinde ise ileri sürüldüğü gibi ne AB ve ne de küreselleşme atılımları, ne de bilimsel yaklaşımlar vardır. Tamamı ile cemaatleşme ve yabancı soylu “elitist” zihniyetlerin bakış açıları egemendir. Halen ABD’de yaklaşık 200, Fransa’da 5, Almanya’da 4 etnik grup vardır. Ancak, bu etnik ve yan grupların hepsi de mevcut yasalar çerçevesi içinde “Almanım”, “Fransızım”, “İspanyolum” demekle yükümlüdürler ve öyle de söylemektedirler.

    Dünyada örneği olmayan bir “ari ırk” olduğumuzu iddia etmiyoruz. Ama biz Türkler; Türkçe konuşan, Alt-Turanid ırktan, Akdeniz’den Orta Asya’ya ve Kafkaslara uzanan toprakları yurt edinmiş, Müslüman ve eski Türk-İslam ve yeni Batı sentezi kültürlü, Orta Asya-Avrasya, Kafkaslar, Ortadoğu ve Anadolu’da tarih içinde oluşmuş bir milletiz. Bu 6-7 özelliği ‘çoğumuz’ taşırız. Vatansever yurttaşlarımızı da “Türk değil” diye de dışlamayız!

    Son Söz: Soyadı “Türkoğlu” vb olan Ak Partililer, ya bu densizi AKP’den attırıp adınızı temizleyin, ya da bir daha millete “Türk’üm” diye yalan söylemeyin! Yalanlarınız yetti artık!

    Not: Türk kimliğinin ayrıntıları için bkz: Celalettin Yavuz, Avrasya’da Türk Jeopolitiği, Berikan, Ankara, 2010, s. 5-109.

 

Diğer Yazıları

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 281