Türkiye’nin en yoğun kara sınır geçişlerinden biri olan Ağrı Doğubayazıt’taki Gürbulak – İran Sınır Kapısı, modern lojistik altyapısı ve simgesel mimarisiyle yeniden tasarlanıyor.
AĞRI (İGFA) - Sınırlar sadece ülkeler arasındaki geçiş noktaları değil; ticaret, kültürel etkileşim ve hareketliliğin kesiştiği önemli mekânsal eşikler olarak öne çıkıyor.
Bu anlayışla yeniden ele alınan Ağrı Doğubayazıt’taki Gürbulak – İran Sınır Kapısı, çağdaş bir sınır kompleksi yaklaşımıyla tasarlanarak gümrük, lojistik, güvenlik ve idari işlevleri tek çatı altında topluyor.
Yeni tasarım, TIR kontrol yapıları, yolcu ve idari birimler ile güvenlik unsurlarını bir araya getirerek yüksek yoğunluklu araç ve yaya trafiğini kesintisiz yönetebilecek bir altyapı sunuyor. Proje, master plan ölçeğinden mimari uygulama projelerine kadar BIM tabanlı entegre koordinasyon modeli ile geliştirildi; farklı disiplinlerin eş zamanlı ve uyumlu çalışmasını mümkün kılan kapsamlı bir tasarım süreci ortaya koydu.

Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, Gürbulak Sınır Kapısı’nda amaçlarının yoğun lojistik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modüler bir altyapı oluştururken aynı zamanda bulunduğu coğrafyanın ölçeği ve kültürel referanslarıyla ilişki kuran çağdaş bir mimari dil oluşturmak olduğunu belirterek, "Çift başlı kartal metaforundan ilham alan karşılama yapıları, sınırın koruyucu karakterini simgesel bir dille ifade ediyor. Geniş peyzajla kurduğu ilişki sayesinde burası yalnızca bir geçiş noktası değil, kamusal bir eşik mekânına dönüşüyor" diye konuştu.




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.