HaberTanik
DOLAR --
EURO --
GRAM ALTIN --
ÇEYREK --

Haber Ara

0%

Yargıtay’dan Emsal Karar Emeklilikte Tercih Hakkı mı?

Yargıtay’ın emsal kararıyla farklı sigorta kollarında primi bulunan vatandaşlar, emeklilikte lehlerine olan statüyü seçebilecek.

YAYINLANMA 4 DK OKUMA SÜRESİ

Editor: Ayşe Koca

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği emsal karar, milyonlarca çalışanın emeklilik sürecini doğrudan etkileyebilecek yeni bir dönemin kapılarını araladı. Kararla birlikte, farklı sigorta statülerinde prim ödemesi bulunan vatandaşların emeklilik hesaplamalarında daha avantajlı olan hizmet sürelerini tercih edebilmesinin önü açıldı.

Uzun yıllardır sosyal güvenlik sisteminde tartışma konusu olan hizmet birleştirme uygulaması nedeniyle birçok çalışan, emeklilik yaşını geciktiren veya daha düşük aylık bağlanmasına neden olan sonuçlarla karşı karşıya kalıyordu. Özellikle çalışma hayatının farklı dönemlerinde SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında görev yapan vatandaşlar, emeklilik başvurularında karmaşık hesaplamalar nedeniyle mağduriyet yaşayabiliyordu.

Yargıtay’ın önüne gelen dava da bu mağduriyetlerden birini ortaya koydu. Emeklilik başvurusunda bulunan bir vatandaşın SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında farklı sürelerde prim ödemesi bulunuyordu. Başvuru sahibi, SSK kapsamında emeklilik için gerekli şartları yerine getirmesine rağmen, SGK tarafından yapılan değerlendirmede son yedi yıllık çalışma süresi esas alınarak Bağ-Kur hükümlerine tabi tutuldu.

Bu durum nedeniyle vatandaşın emeklilik hakkı ertelenirken, daha fazla prim günü şartını yerine getirmesi istendi. Ayrıca ilerleyen süreçte bağlanan emekli aylığının da beklediğinden düşük olduğu belirtildi. Yaşadığı mağduriyet nedeniyle yargıya başvuran vatandaş, emeklilik hesabında sadece lehine olan hizmet sürelerinin dikkate alınmasını talep etti.

Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, sigortalının kendi iradesi dışında hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı yönünde karar verdi. Mahkeme, kişinin emeklilik açısından avantaj sağlayan hizmet sürelerinin esas alınması gerektiğini belirterek davacıyı haklı buldu. Mahkeme ayrıca oluşan maaş farklarının da yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti.

Kararın ardından SGK tarafından yapılan itirazlar üst mahkemelere taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını yerinde buldu ve vatandaş lehine verilen hükmü onadı. Dosya daha sonra Yargıtay’ın ilgili dairesi ve ardından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından değerlendirildi.

Yüksek Mahkeme, yaptığı kapsamlı incelemede davacının talebinin özünü dikkate aldı. Kararda, sigortalının istemediği hizmet sürelerinin emeklilik hesabına zorunlu olarak dahil edilmesinin hak kayıplarına yol açabileceğine vurgu yapıldı. Böylece yerel mahkemenin direnme kararı uygun bulunarak kesinleşti.

Uzmanlara göre söz konusu karar, özellikle çalışma hayatı boyunca farklı sigorta kollarında prim ödemesi bulunan milyonlarca kişi açısından büyük önem taşıyor. Bundan sonraki süreçte benzer durumda bulunan vatandaşların emeklilik başvurularında kendi lehlerine olan sigorta statüsünü tercih etme yönünde hukuki dayanak elde ettiği değerlendiriliyor.

Kararın, emeklilik yaşını öne çekebilecek ve bağlanacak aylık miktarını artırabilecek sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, her dosyanın kendi özel şartları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği de ifade ediliyor. Sosyal güvenlik uzmanları, benzer durumda bulunan vatandaşların emeklilik başvuruları öncesinde uzman desteği almalarının faydalı olacağını vurguluyor.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği bu emsal karar, sosyal güvenlik hukukunda vatandaş lehine önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, emeklilik sisteminde hak arama mücadelesinin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Bu habere ne hissettiniz?

  • ❤️SEVDİM0
  • 👏ALKIŞ0
  • 😱İNANILMAZ0
  • 💡ÖĞRENDİM0
  • 😢ÜZGÜN0
  • 😡KIZGIN0
0 kişi tepki verdi

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...