Editör: Ayşe Koca
Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın, son günlerde sert bir düşüş trendine girdi. ABD ile İran arasında kalıcı barış anlaşmasına yönelik beklentilerin zayıflaması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına ilişkin “şahin” tutumunun yeniden güç kazanması, değerli metal piyasalarında satış baskısını artırdı.
Özellikle son seansta yedi ayın en düşük seviyelerine gerileyen altın fiyatları, çarşamba günü de düşüşünü sürdürerek yatırımcıların dikkatini yeniden faiz ve jeopolitik risk dengesine çevirdi.
Küresel piyasalarda ana gündem maddeleri Orta Doğu’daki ateşkes süreci ve Fed’in gelecekte atacağı faiz adımları oldu. ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin yavaş ilerleyeceğine yönelik beklentiler, enerji fiyatları ve küresel enflasyon görünümü üzerinde belirsizlik yarattı. Bu durum, Fed’in daha sıkı para politikası uygulamaya devam edebileceği beklentilerini güçlendirdi.
Faiz getirisi olmayan varlıklar arasında yer alan altın, yüksek faiz ortamında yatırımcılar için daha az cazip hale geliyor. Bu nedenle Fed’in şahin mesajları, altın fiyatları üzerinde doğrudan baskı oluşturdu.
Spot altın yüzde 0,6 düşüşle ons başına 3.981,69 dolara gerilerken, Ağustos vadeli ABD altın kontratları da yüzde 1,1 değer kaybederek 3.994,40 dolardan işlem gördü. Böylece altın, güvenli liman talebine rağmen küresel ekonomik beklentiler karşısında zayıf bir performans sergiledi.
Jeopolitik cephede ise İran’ın, ABD ile kısa vadede yeni bir görüşme planlanmadığını açıklaması piyasadaki belirsizliği artırdı. İranlı yetkililer, ateşkes sürecinin netleşmeden kapsamlı müzakerelerin başlamayacağını ifade etti. Bu açıklamalar, bölgede diplomatik sürecin hızlı ilerlemeyeceği beklentisini güçlendirdi.
Öte yandan Fed cephesinden gelen açıklamalar da piyasaların yönünü belirledi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyon baskılarının yeterince düşmemesi halinde daha yüksek faiz oranlarını destekleyebileceklerini belirtti. Bu açıklama, Fed’in sıkı para politikası duruşunu sürdürebileceği yönündeki beklentileri artırdı.
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in eylül ayında faiz artışı yapma ihtimalini yaklaşık yüzde 67 seviyesinde fiyatlıyor. Bu beklenti, altın üzerinde baskıyı artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Analistler, altının kısa vadeli yönünün ABD’den gelecek istihdam verileri ve Fed yetkililerinin açıklamalarıyla şekilleneceğini belirtiyor. Güçlü gelen ekonomik verilerin, faiz artışı beklentisini daha da güçlendirebileceği ve altındaki düşüşü sürdürebileceği ifade ediliyor.
Gümüş, platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerde de benzer bir düşüş eğilimi gözlendi. Bu durum, yalnızca altına özgü değil, genel olarak değerli metal piyasasında bir baskı olduğunu ortaya koydu.
Küresel piyasalarda gözler şimdi hem Orta Doğu’daki gelişmelere hem de Fed’in para politikasına çevrilmiş durumda. Uzmanlara göre bu iki başlık, altının önümüzdeki dönemdeki yönünü belirleyecek en kritik faktörler olmaya devam edecek.
Yorumlar 0