Türkiye, saç ekiminde dünya liderliğini koruyor. Ancak medikal estetikte artan kayıt dışı uygulamalar, hasta sağlığı ve sağlık turizmi itibarı için ciddi risk oluşturuyor.
Uzmanlara göre ruhsatsız merkezlerde yapılan saç ekimleri, kaçak botoks ve sahte dolgu ürünleriyle birlikte büyüyen bir güvenlik sorununa dönüşmüş durumda.
“Saç ekimi cerrahi işlemdir”
Halk Sağlığı Bilim Doktoru Dr. Tahir Soydal, saç ekiminin basit bir kozmetik uygulama olmadığını vurguladı.
Soydal’a göre saç ekimi, hekim sorumluluğunda ve yetkili sağlık kuruluşlarında yapılması gereken invaziv bir cerrahi işlem. Ruhsatsız merkezlerde yapılan işlemler ise enfeksiyon, kalıcı hasar ve geri dönüşü zor sonuçlara yol açabiliyor.
Apartman daireleri, otel odaları ve ofislerde yapılan işlemler yalnızca hastaları değil, Türkiye’nin sağlık turizmi algısını da olumsuz etkiliyor.
Kaçak botoks ve sahte dolgu riski büyüyor
Medikal estetikte en büyük risklerden biri de kaçak botoks ve sahte dolgu ürünleri.
Dr. Soydal, Türkiye’de yılda yaklaşık 2 milyona yakın botoks uygulaması yapıldığını, kayıt dışı pazarın ise yüz milyonlarca dolarlık büyüklüğe ulaştığını belirtti.
Sahte ürünlerde içerik belirsizliği, kaçak ürünlerde ise soğuk zincir ve denetim eksikliği ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Yanlış uygulama körlüğe kadar götürebilir
Dolgu ve botoks işlemleri, uzmanlara göre tıbbi işlem niteliği taşıyor.
Yanlış enjeksiyon; damar tıkanıklığı, doku ölümü, göz çevresinde körlük, yüz felci, göz kapağı düşüklüğü, konuşma ve yutma güçlüğü gibi ağır sonuçlara yol açabiliyor.
Bu nedenle işlemlerin yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış sağlık kuruluşlarında ve yetkili hekimler tarafından yapılması gerekiyor.
Uzmanlardan kritik uyarı
Uzmanlar, işlem yaptıracak kişilere yalnızca ruhsatlı sağlık kuruluşlarını tercih etmeleri çağrısında bulunuyor.
Uygulama öncesinde ürün ambalajı, bandrol ve QR kod kontrol edilmeli. Piyasa fiyatının çok altındaki “ucuz botoks” tekliflerinden ise uzak durulmalı.
Neden önemli?
Medikal estetik sektörü Türkiye için önemli bir sağlık turizmi alanı haline geldi.
Ancak kayıt dışı uygulamaların artması, hem hasta güvenliğini hem de Türkiye’nin uluslararası itibarını riske atıyor. Denetimlerin güçlendirilmesi ve işlemlerin kayıt altına alınması, sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik görülüyor.
Yorumlar 0