HaberTanik
DOLAR --
EURO --
GRAM ALTIN --
ÇEYREK --

Haber Ara

0%

BTP’li Seçil Mumcuoğlu’ndan Ortadoğu, BRICS ve Ekonomi Mesajları

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seçil Mumcuoğlu, Meltem TV ekranlarında Yemen-Suudi Arabistan geriliminden ABD’nin Ortadoğu politikasına, BRICS’in yükselen rolünden Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ne kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

YAYINLANMA 12 DK OKUMA SÜRESİ

Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) resmi yönetim sayfasında Kadın Kollarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak yer alan Seçil Mumcuoğlu, Meltem TV’de katıldığı programda dış politika ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Mumcuoğlu’nun değerlendirmelerinde Ortadoğu’daki gelişmeler, Yemen ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki politikaları, BRICS ekseninde şekillenen çok kutuplu dünya tartışmaları ve milli paralarla ticaret başlıkları öne çıktı.

Programın ekonomi bölümünde ise Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan Milli Ekonomi Modeli üzerinde duran Mumcuoğlu, modelin günümüzde tartışılan ekonomik bağımsızlık ve yerel para birimleriyle ticaret yaklaşımıyla ilişkili olduğunu savundu.

Yemen ve Mekke İddialarını Değerlendirdi

Ortadoğu’daki gelişmeleri değerlendiren Mumcuoğlu, Yemen’in Mekke’ye yönelik saldırıda bulunacağı yönündeki söylemlere mesafeli yaklaştı.

Böyle bir girişimin Yemen açısından dini, siyasi ve stratejik bakımdan anlamlı olmayacağını savunan Mumcuoğlu, Mekke’nin Müslümanlar açısından taşıdığı önem üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Mumcuoğlu, söz konusu söylemlerin bölge ülkeleri arasında yeni siyasi pozisyonlar oluşturma amacına hizmet edebileceği görüşünü dile getirirken, Türkiye ve Pakistan’ın gelişmeleri dikkatle değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Bu bölümde dile getirilen değerlendirmelerin Mumcuoğlu’nun siyasi yorumları ve görüşleri olduğu, programda iddiaları bağımsız biçimde doğrulayacak ek bir veri sunulmadığı görüldü.

ABD’nin Yemen Politikası Üzerinden Washington’a Eleştiri

Mumcuoğlu’nun konuşmasında ABD’nin Ortadoğu politikası da geniş yer tuttu.

ABD yönetiminin Yemen’deki taraflarla temaslarını değerlendiren Mumcuoğlu, Washington’un İsrail, Suudi Arabistan ve Yemen başlıklarında farklı güvenlik öncelikleri izlediğini savundu.

Ortadoğu ülkelerinin kendi aralarındaki sorunları dış güçlerin politikalarına göre değil, bölgesel çıkar ve iş birliği temelinde çözmeleri gerektiğini ifade eden Mumcuoğlu, özellikle komşu ülkeler arasında daha güçlü siyasi ve ekonomik ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çekti.

Yemen’deki İnsani Krizi Hatırlattı

Mumcuoğlu, Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların siviller üzerindeki etkisine de değindi.

Çocukların gıda ve ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşandığını söyleyen Mumcuoğlu, Yemen meselesinin yalnızca askeri ve siyasi rekabet üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Yemen’deki insani şartların İslam dünyasının ortak gündemlerinden biri olması gerektiğini belirten Mumcuoğlu, bölge ülkelerinin sorunların çözümü konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği görüşünü savundu.

Suudi Arabistan’a “Bölge Ülkeleriyle İlişkileri Güçlendirin” Mesajı

Programda Suudi Arabistan’ın ABD ile ekonomik ve askeri ilişkileri de gündeme geldi.

Mumcuoğlu, Suudi Arabistan’ın ABD’ye yaptığı ekonomik ve savunma yatırımlarının bir bölümünü bölgedeki ülkelerle ilişkileri geliştirmek için kullanması halinde çok farklı bir Ortadoğu tablosunun ortaya çıkabileceğini savundu.

Yemen ve Suudi Arabistan halklarının aynı coğrafyayı paylaştığını vurgulayan Mumcuoğlu, Riyad yönetiminin Yemen başta olmak üzere komşu ülkelerle iyi ilişkiler geliştirmesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği açısından da önemli olacağını söyledi.

Mumcuoğlu’na göre bölgedeki Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki iş birliğini artırması, dış müdahalelere karşı daha bağımsız hareket edebilmelerinin de önünü açabilir.

İsrail Politikalarına da Değindi

Mumcuoğlu, İslam ülkeleri arasındaki siyasi ve ekonomik dayanışmanın güçlenmemesinin İsrail’in bölgedeki hareket alanını genişlettiği görüşünü dile getirdi.

Bölge ülkelerinin ortak bir siyasi duruş geliştirmesi gerektiğini savunan Mumcuoğlu, Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinin kendi aralarında daha güçlü ekonomik ve diplomatik bağlar kurmasının bölgesel dengeleri değiştirebileceğini ifade etti.

Bu görüşler de Mumcuoğlu’nun programdaki siyasi değerlendirmelerini yansıtıyor.

Gündemin İkinci Başlığı: BRICS

Programın ilerleyen bölümünde dünya siyasetindeki güç dengelerine geçen Mumcuoğlu, BRICS ülkeleri ve çok kutuplu dünya tartışmalarına değindi.

Rusya ve Çin’in son yıllarda sık sık dile getirdiği “çok kutuplu dünya” yaklaşımını değerlendiren Mumcuoğlu, tek merkezli küresel sistem anlayışının giderek zayıfladığını savundu.

Ülkelerin kendi siyasi ve ekonomik kararlarını verebilmesinin önemine işaret eden Mumcuoğlu, yeni dünya düzeninde ulus devletlerin daha bağımsız hareket edebileceği bir yapının güçlenmesi gerektiğini söyledi.

“Uluslar Kendi Kaderini Belirlemeli”

Mumcuoğlu, Çin yönetimi tarafından dile getirilen egemenlik ve ülkelerin kendi geleceklerini belirleme yaklaşımının önem taşıdığını ifade etti.

Çok kutuplu sistemin, ülkelerin başka devletlerin siyasi veya ekonomik baskısı altında kalmadan kendi politikalarını oluşturabilmesine imkân vermesi gerektiğini belirten Mumcuoğlu, bunu ulus devlet anlayışıyla ilişkilendirdi.

Mumcuoğlu’nun değerlendirmesinde ekonomik bağımsızlık ile siyasi bağımsızlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceği görüşü öne çıktı.

Milli Paralarla Ticaret Vurgusu

Programın ekonomi bölümünde ise ülkelerin kendi para birimleriyle ticaret yapması konusu ele alındı.

Mumcuoğlu, uluslararası ticaretin yalnızca dolar veya başka bir rezerv para birimine bağlı olmasının ülkeler üzerinde ekonomik baskı oluşturabileceğini savundu.

Ülkelerin karşılıklı ticarette kendi milli paralarını kullanmasının ekonomik bağımsızlık açısından önemli olduğunu söyleyen Mumcuoğlu, bunun yalnızca finansal değil, sosyal ve siyasi sonuçlarının da olacağını ifade etti.

Mumcuoğlu, “Bugün dolar olur, yarın euro veya başka bir para olabilir” yaklaşımından hareketle, temel meselenin bir rezerv para biriminin yerine başka bir ülkenin parasını koymak olmadığını söyledi.

“Rusya veya Çin’i Güzellemiyoruz”

Mumcuoğlu, çok kutuplu dünya ve milli paralarla ticaret konusundaki değerlendirmelerinin Rusya veya Çin merkezli yeni bir ekonomik bağımlılığı savunmak anlamına gelmediğini de özellikle vurguladı.

Her ülkenin kendi ekonomik kaynakları, üretimi ve milli parasıyla ayakta durabilmesi gerektiğini savunan Mumcuoğlu, ülkeler arasındaki ticaretin karşılıklı çıkar ve bağımsızlık temelinde yürütülmesini istedi.

Bu yaklaşımın bir ülkenin diğerine ekonomik üstünlük kurması yerine, devletlerin kendi potansiyellerini kullanmasını amaçladığını belirtti.

Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’ni Gündeme Getirdi

Mumcuoğlu konuşmasının önemli bir bölümünü BTP’nin kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan Milli Ekonomi Modeli’ne ayırdı.

Çok kutuplu dünya, milli paralarla ticaret ve ulus devlet anlayışına ilişkin günümüzdeki tartışmaların Haydar Baş’ın daha önce dile getirdiği bazı ekonomik görüşlerle benzerlik taşıdığını savunan Mumcuoğlu, Milli Ekonomi Modeli’nin ülkelerin kendi kaynaklarını kullanarak ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmelerini esas aldığını söyledi.

BTP çevreleri de Milli Ekonomi Modeli’ni uzun süredir partinin temel ekonomik yaklaşımı olarak kamuoyuna sunuyor. Mumcuoğlu’nun güncel sosyal medya profilinde de BTP’de kadın politikalarından sorumlu genel başkan yardımcısı olduğu belirtiliyor.

“Milli Para Sadece Ekonomiyi Değil Toplumu da Etkiler”

Mumcuoğlu, milli paralar üzerinden kurulacak bir ticaret sisteminin yalnızca para politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Ülkelerin ekonomik ilişkilerini milli paralar üzerinden kurmasının üretim, sosyal hayat ve kültürel ilişkiler üzerinde de değişiklik oluşturabileceğini savunan Mumcuoğlu, ekonomik sistemlerin toplumların günlük yaşamlarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti.

Milli Ekonomi Modeli’nin bu nedenle salt bir finans modeli olmadığını belirten Mumcuoğlu, modelin üretimden tüketime ve sosyal politikalara kadar geniş bir ekonomik yaklaşım sunduğunu ifade etti.

“Ambargolar Karşısında Ekonomik Bağımsızlık Önemli”

Mumcuoğlu, küresel ekonomik yaptırım ve ambargolara da değindi.

Bir ülkenin dışarıdan uygulanan ekonomik yaptırımlar karşısında tamamen başka ülkelerin para sistemlerine bağımlı olması halinde hareket alanının daralacağını savunan Mumcuoğlu, ülkelerin kendi iç ekonomik dinamiklerini güçlendirmesinin önemine vurgu yaptı.

Bu noktada Milli Ekonomi Modeli’nin iç üretim, milli para ve ekonomik bağımsızlık yaklaşımını öne çıkardığını belirtti.

Atatürk Üzerinden Bağımsızlık Vurgusu

Mumcuoğlu konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de atıfta bulundu.

Atatürk’ün Türkiye’nin siyasi bağımsızlığı konusunda verdiği mücadelenin ekonomik bağımsızlık açısından da önemli bir örnek oluşturduğunu ifade eden Mumcuoğlu, bağımsızlığın yalnızca askeri veya siyasi alanda değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Mumcuoğlu, Atatürk’ün emperyal güçlere karşı verdiği mücadelenin ardından Prof. Dr. Haydar Baş’ın da farklı bir ekonomik sistem önerisi geliştirdiğini savundu.

Türkiye İçin “Doğru Konumlanma” Çağrısı

Mumcuoğlu’nun açıklamalarında Türkiye’nin değişen dünya düzenindeki konumu da önemli bir yer tuttu.

Türkiye’nin Batı, Asya ve Ortadoğu arasındaki stratejik konumunun ekonomik politikalar açısından daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mumcuoğlu, Ankara’nın herhangi bir küresel güce ekonomik olarak bağımlı olmadan hareket etmesi gerektiğini savundu.

Türkiye’nin kendi kaynaklarına, üretim kapasitesine ve milli ekonomik politikalarına ağırlık vermesi gerektiğini belirten Mumcuoğlu, çok kutuplu dünyanın Türkiye açısından yeni imkânlar oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.

Mumcuoğlu’nun Mesajında Üç Ana Başlık

Seçil Mumcuoğlu’nun Meltem TV’deki değerlendirmelerinde üç temel konu öne çıktı.

Ortadoğu başlığında, Yemen’deki insani krizin sona erdirilmesi ve bölge ülkeleri arasında daha güçlü ilişkilerin kurulması gerektiğini savundu.

Küresel siyaset başlığında BRICS ve çok kutuplu dünya tartışmalarını değerlendirerek ulus devletlerin kendi kararlarını daha bağımsız şekilde alabilmesini önemsediğini belirtti.

Ekonomi alanında ise Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli ile milli paralar üzerinden ticareti gündeme taşıyarak Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık merkezli bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti.

Mumcuoğlu’nun açıklamaları, Ortadoğu’daki güç dengeleri, yeni küresel ekonomik bloklar ve Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı ekseninde şekillendi.

Bu habere ne hissettiniz?

  • 👍Beğen0
  • ❤️Sevgi0
  • 😂Komik0
  • 😯Vay0
  • 😢Üzücü0
  • 😡Sinir0
0 kişi bu habere tepki verdi.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...