Türkiye’nin yakın tarihindeki tartışmalı dosyalardan biri olan eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, 15 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmayla bir kez daha gündemin merkezine yerleşti.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada bu kez kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki bazı karakter ve sahneler mercek altına alındı. Bazı haber kaynaklarına göre savcılık, dizideki belirli sahnelerin FETÖ adına algı veya propaganda amacıyla kullanıldığı yönündeki iddiaları da araştırıyor. Bu, soruşturma kapsamında incelenen bir iddia olup henüz yargısal olarak kesinleşmiş bir tespit niteliği taşımıyor.
Meltem TV’nin 16 Eylül 2026 tarihli yayınında da soruşturmanın; Kozinoğlu’nun ölümü, “Kazım Kaşifoğlu” karakteri, senaristlerin ifadeleri, Rasim Ozan Kütahyalı’nın açıklamaları ve gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanması başlıkları üzerinden ele alındığı görülüyor.
Soruşturma 15 yıl sonra yeniden açıldı
Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybetmişti.
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin daha önce verilen takipsizlik kararının, 26 Ağustos 2026 tarihinde kaldırılması üzerine soruşturma yeniden başlatıldı.
Yeni soruşturmada yalnızca Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölüm süreci değil, ölümünden önce ve sonra yaşanan gelişmeler ile dönemin medya içerikleri de değerlendiriliyor.
“Kazım Kaşifoğlu” karakteri neden incelemeye alındı?
Soruşturmanın en dikkat çeken başlıklarından biri, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde yer alan “Kazım Kaşifoğlu” karakteri oldu.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde, Kazım Kaşifoğlu isimli karakter hücrede tutuluyor ve ölümle tehdit ediliyordu.
Bu bölümün yayımlanmasından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirdi. Kozinoğlu’nun ölümünden sonra, 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümde ise Kaşifoğlu karakterinin öldürüldüğü bir sahne ekrana geldi. Savcılığın, senaryodaki olaylar ile gerçek hayattaki gelişmeler arasında herhangi bir bağ bulunup bulunmadığını araştırdığı aktarılıyor.
Meltem TV yayınındaki transkriptte de “Kaşif Kozinoğlu” ile “Kazım Kaşifoğlu” isimlerinin benzerliği ve bölümlerin yayın tarihleri üzerinde özellikle duruluyor.
Senaristler ifade verdi
Soruşturma kapsamında dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, “bilgi sahibi” sıfatıyla Silivri Adliyesi’ne çağrıldı.
Senaristlere, Kaşif Kozinoğlu ile benzerlik kurulan karakterin nasıl oluşturulduğu, senaryonun hangi kaynaklardan yararlanılarak yazıldığı ve herhangi bir kişi veya kurumun senaryoya etkisinin bulunup bulunmadığı yönünde sorular yöneltildiği bildirildi.
Basına yansıyan ifadelere göre senaristler, karakter ile Kozinoğlu arasında bilinçli bir bağ kurulmadığını, zamanlama ve benzerliklerin tesadüf olduğunu savundu. Raci Şaşmaz’ın, “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin istihbarat dünyasındaki iç çatışmaları anlatmak amacıyla kurgulandığını belirttiği aktarıldı.
Şaşmaz ayrıca karakterin ölümünün hikâyenin doğal akışı içerisinde gerçekleştiğini ve gerçek hayattaki kişilerle bağlantısının bulunmadığını savundu. Meltem TV transkriptinde de senaristlerin bu yöndeki beyanlarına yer veriliyor.
Osman Sınav’a yönelik tehdit iddiası da gündemde
Soruşturmanın ardından dizinin ilk dönem yönetmeni ve yapımcısı Osman Sınav’ın tehdit edildiği yönündeki iddialar da yeniden kamuoyuna yansıdı.
Raci Şaşmaz’ın ifadesinde Osman Sınav’ın tehdit edildiğini söylediği aktarılırken, bu tehdidin kim tarafından veya hangi gerekçeyle yapıldığı konusunda dosyaya yansıyan bilgiler sınırlı kaldı.
Dizide “Nevzat” karakterini canlandıran Nevzat Yakışırboy ise Osman Sınav’ın FETÖ mensupları tarafından tehdit edildiğini öne sürdü. Bu açıklama bir iddia niteliğinde ve bağımsız biçimde kesinleşmiş bir yargı kararı değil.
Bilirkişi heyeti diziyi inceleyecek
Soruşturmadaki yeni aşamalardan biri de dizinin bazı bölümlerinin bilirkişi incelemesine alınması oldu.
Basına yansıyan bilgilere göre Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya ulaşan ihbarlar ve soruşturma kapsamında yapılan tespitler doğrultusunda, ilgili sahnelerin uzmanlardan oluşacak bir bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilmesine karar verdi.
Bu incelemenin, senaryodaki karakter ve olayların gerçek kişiler veya gelişmelerle bağlantılı olup olmadığı yönündeki iddiaların değerlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Rasim Ozan Kütahyalı tartışması
Soruşturma kapsamında kamuoyunda tartışılan bir diğer gelişme gazeteci ve yorumcu Rasim Ozan Kütahyalı’nın Silivri Adliyesi’ne gitmesi oldu.
Kütahyalı sosyal medya hesabından, Kaşif Kozinoğlu ve Kurtlar Vadisi süreciyle ilgili bildiklerini anlatmak üzere adliyede olduğunu duyurdu.
Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı daha sonra yaptığı açıklamada Kütahyalı’nın soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmadığını, adliyeye ziyaret amacıyla geldiğini ve kendisi hakkında herhangi bir ifade alma işlemi yapılmadığını bildirdi.
Bu durum Meltem TV yayınında da ayrıntılı olarak ele alındı.
Gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanması tartışma yarattı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının bir başka boyutu ise gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanması oldu.
Günday hakkında, Kozinoğlu’nun 2011 yılında adliyeye gelişi sırasında çekilen görüntülerin yayımlanmasıyla bağlantılı suçlamalar yöneltildi. Soruşturma kapsamında Günday ile birlikte bazı sağlık çalışanlarının da tutuklandığı bildirildi.
Günday ise söz konusu görüntüyü kendisinin çekmediğini, o tarihte adliye muhabiri olarak görev yaptığını belirtti. Görüntünün başka bir haber ajansının kameramanına ait olduğunu savundu.
TGC’den serbest bırakılma çağrısı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de Günday’ın tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı.
TGC, Günday’ın olay tarihinde gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü, suçlamaya dayanak gösterilen görüntüyü kendisinin çekmediğine ilişkin savunmasının bulunduğunu ve bunu çürüten teknik bir delilin kamuoyuna yansımadığını belirterek serbest bırakılmasını istedi.
Günday’ın avukatları da tutuklama kararına itiraz ederek suçlamaların hukuki dayanağı konusunda eleştiriler yöneltti. Bu değerlendirmeler savunma tarafının ve meslek örgütünün görüşleri niteliğinde.
Meltem TV yayınında da TGC’nin açıklaması aktarılırken, Günday’ın görüntüyü çekmediği yönündeki savunması geniş biçimde ele alındı.
“Kurtlar Vadisi FETÖ projesi miydi?” sorusunun yanıtı henüz yok
Soruşturmanın geldiği aşamada “Kurtlar Vadisi FETÖ projesiydi” şeklinde kesinleşmiş bir adli tespit bulunmuyor. Savcılık, diziyle bağlantılı çeşitli iddiaları ve senaryo-gerçek olay benzerliklerini araştırıyor; senaristler ise herhangi bir yasa dışı yapı veya kurumla bağlantıları bulunmadığını ve tartışma konusu benzerliklerin tesadüf olduğunu savunuyor.
Dosyada özellikle üç soru ön plana çıkıyor: Kazım Kaşifoğlu karakterinin oluşturulmasında Kaşif Kozinoğlu’ndan esinlenilip esinlenilmediği, senaryonun hazırlanması sırasında dışarıdan bilgi veya yönlendirme alınıp alınmadığı ve gerçek olaylarla dizideki gelişmeler arasındaki dikkat çekici zamanlamanın nasıl açıklanacağı.
Bu soruların yanıtının, devam eden soruşturma ve bilirkişi incelemeleri sonucunda netleşmesi bekleniyor.
15 yıl sonra yeniden gündemde
Kaşif Kozinoğlu dosyasının yeniden açılması, Ergenekon ve Balyoz süreçlerinin yaşandığı döneme ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Kozinoğlu’nun ölümü, Kurtlar Vadisi Pusu’daki sahneler, senaristlerin ifadeleri, gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanması ve çeşitli isimlerin kamuoyuna yaptığı açıklamalar nedeniyle soruşturmanın önümüzdeki dönemde de yakından takip edilmesi bekleniyor.
Dosyanın sonucunda diziyle ilgili iddiaların hukuki bir karşılığının bulunup bulunmadığı ise soruşturma makamlarının elde edeceği deliller ve yapılacak değerlendirmelerle ortaya çıkacak.
Yorumlar 0